İlk Gün
Karlı bir şubat gününde açılan Aşkana, zarif ve sıcak sofra kültürünün başlangıcı oldu.
1987’den Beri
Karlı bir kış gününde başlayan, bugün üç şubede aynı özenle yaşatılan bir sofra hikâyesi.
Bizim Hikâyemiz
Aşkana'nın hikâyesi, Tatar mutfak kültürüyle yurt dışında edinilen restoran deneyiminin buluşmasıyla başladı. 1984'te İstanbul'a dönüldüğünde akılda bir İtalyan restoranı açmak vardı. Geleneksel mantıya yönelme kararı ise bu fikrin yönünü değiştirdi ve Aşkana, Şubat 1987’de ilk kez kapılarını açtı.
Açılış günü İstanbul yoğun kar altındaydı. Buna rağmen yeni restoranı keşfeden misafirler içeri doldu; beklenmeyen ilgi karşısında bazıları mutfağa geçip kendi mantılarını hazırlamaya yardım etti. O gün doğan samimiyet, kısa sürede İstanbul'un müdavimlerini zarif ve sıcak bir sofrada buluşturan kalıcı bir geleneğe dönüştü.
1988'de Aşkana'ya katılan yeni kuşak, markanın sorumluluğunu 1995'te devraldı. Tatarcada “aşevi” anlamına gelen Aşkana'nın temel anlayışı değişmedi: ince açılan hamur, bol etli iç, günlük hazırlık ve güvenilir malzeme. Bugün üç şubemizde aynı tarifleri, sıcaklığı ve ilk günkü özeni yaşatmayı sürdürüyoruz.
Karlı bir şubat gününde açılan Aşkana, zarif ve sıcak sofra kültürünün başlangıcı oldu.
1988'de ekibe katılan yeni kuşak, Aşkana'yı devralarak ilk günkü titizliği korudu.
1987’de başlayan gelenek bugün üç şubemizde aynı özen ve samimiyetle sürüyor.